SÖYLEŞİ

AYDAN VOLKAN

Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor'da Prof. Dr. Celal Abdi Güzer'in konuğu Kreatif Mimarlık'ın kurucu ortağı Aydan Volkan oldu.

Söyleşide konuşulanların bir kısmı şöyle:

Celal Abdi Güzer: Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor dizisinde bugün Aydan Volkan’la beraberiz. Farklı konumlarda ve ölçeklerde, iç mekandan kentsel tasarıma yoğun bir çalışmanız var. Böyle bir yoğunlukla nasıl mücadele ediyorsunuz?

Aydan Volkan: Yoğunluk proje sayısının fazla olmasından kaynaklanıyor. İşlevler bazında ise her işlev mimar için yeni bir heyecan, her sektör farklı ve enteresan konulara girmemizi sağladı. Hepsinde önemli olan şey ne sıklıkta ve ne büyüklükte geldikleri.

Celal Abdi Güzer: Büroda ne kadar süre kaldıkları...

Aydan Volkan: 20 yıllık deneyimimde hiçbir zaman sözleşmelerdeki taahhüt edilen zamanlamaya uyulabildiğini görmedim. Süre, hep ikiye katlandı. Bu, işverenin isteklerinin net olmamasından kaynaklanıyor. İşveren ne istediğini biliyorsa, projenin yapılacağı yerin kuralları belliyse proje başlar ve öngörülen süreçte biter.

Celal Abdi Güzer: Ama Türkiye’ye özgü bir durum da var. İşverenler proje sürelerinin çok kısa olabileceğine inanıyor. Birçok mimarlık bürosu belediye onayı ölçeğinde projeyi bırakıyor. Biraz daha kurumsal ve büyük ofislerde ise projenin detayları çiziliyor, malzemelere karar veriliyor.

Aydan Volkan: Kreatif olarak hep iddialı olduğumuz ve hiç değiştirmek istemediğimiz konu yaptığımız işin sonuna kadar sahibi olmak. Projenin toprak parçasından süpürgelik detayına kadar o işin içinde olmak isterim. Kağıtta tasarladığınız bir şeyin hayata geçtiği zamanki karşılığıyla bire bir örtüşmesini istiyoruz. Ağırlıklı olarak bunu yapabiliyoruz. O yüzden sekiz ayda öngörülen işler on altı ayda bitiyor. İnşaat süresinde işveren bizi istemese de biz oradayız. Mülkiyet olarak bina işverene ait olabilir, ancak tasarım olarak bizim projemiz. Sonuna kadar orada olmak zorundayız. Her gün onun önünden geçerken, tasarladığım gibi hayal ettiğim gibi onu görmek istiyorum.

Celal Abdi Güzer: Geçerken görmek istemediğin binalar var mı?

Aydan Volkan: 20 yıl içinde keşke vazgeçmeseydim, bütün o gördüğüm olumsuz tavırlara rağmen yine mücadele etseydim dediğim bir iki proje vardır.

Celal Abdi Güzer: Gerçekten her mimarın yaşamında kontrolünden çıkan yapılar olabilir. Her gün önünden geçmek istediğin, bizi temsil ediyor dediğin yapı var mı?

Aydan Volkan: Bu aralar medyada da duyulan Piri Reis Üniversitesi var. İşverenlerime teşekkür ediyorum. Biz tasarım olarak ne kadar iyi argümanlar oluştursak da bir işveren o tasarımın arkasında durmalı. Mimarı sahiplenmek değil bu. Piri Reis öyle bir süreç oldu. İşverenle masada hep birlikteydik.

Celal Abdi Güzer: Tüm yerleşkeyi siz mi tasarladınız?

Aydan Volkan: Evet. Bu bir denizcilik üniversitesi. Türkiye’deki ya da dünyadaki sayıları çok az olan üniversitelerden biri.

Celal Abdi Güzer: Siz daha önce denizcilik yüksekokulu mu yapmıştınız?

Aydan Volkan: Denizcilik meslek lisesi tasarladık. Ama hayata geçmedi. 2004’te başladı denizcilik bazlı eğitim yapısı tasarlama sürecimiz. Herhangi bir eğitim yapısıyla karşılaştırılacak gibi değil, teknolojisi çok fazla, hiç bilmediğimiz laboratuvarlar var. Projeyi tasarlamadan önce denizcilik üniversitelerinden dünyadaki altı tanesini gezdik. İlginç bir süreçti. Piri Reis benim her gün önünden geçmekten keyif alacağım yapı oldu.

ÖNCEKİ NEVZAT SAYIN
SONRAKİ AHMET ALATAŞ