SÖYLEŞİ

ERIC OWEN MOSS

Ünlü mimar Eric Owen Moss, "Kalebodur'la Mimarlar Konuşuyor" konferans serisinin özel konuğu olarak 4 Mayıs 2015’te İstanbul’a geldi. Daha önce de Kalebodur’un konuğu olan Eric Owen Moss, Celal Abdi Güzer’in sorularını yanıtlamıştı. Moss, günümüz mimarlık dünyasını değerlendirerek deneyimlerini aktardı.

Celal Abdi Güzer: ABD'den geliyorsunuz; ancak özellikle Kaliforniya'dan olduğunuzu belirtmek gerek, tabii LA (Los Angeles) çok farklı; çünkü buradan bakınca özgürlük ve yaratıcılıkla ilişkilendiği görülüyor. Bu merkezlerinden biri, belki New York ya da başka bir şehirle yarışıyor olabilir. Mimarların çoğu ise, özellikle de gençler Los Angeles'ta çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünürler. Demek istediğim, LA'de çalışan mimarların ayrıcalıklı bir konumda oldukları düşünülür. Yaratıcılığa açık müşterilerin olduğu... Ya da diyelim ki, bir projede sizin için limitler alışılagelenden daha geniş ya da esnek olabiliyor. Bu doğru mudur?

Eric Owen Moss: Los Angeles özel bir şehir, ancak sadece bu sebeplerden ötürü değil tabii ki. Felsefi açıdan düşünürseniz, yaşadığınız yer ya da çalıştığınız yer çoğunlukla sizin kim olduğunuzu da belirler, bu bir şey. Eğer orada bulunan insanlar işin ne olduğunu belirlemeye başlarsa, bu da başka bir şey. Bu çok eski bir felsefi tartışmadır: İşin içeriğini çevre mi belirler yoksa işi yapan insanlar mı işin içeriğinde belirleyicidir? Dürüst olmak gerekirse, bence Los Angeles'ta yalnızca birkaç tane alışılagelmişin dışında insan var. Benim tercihim ise, yaptıkları işin bağlamından ziyade, bireylere atıfta bulunmak. Bu insanlar Los Angeles'ta özel işlere imza atmışlardır. Bir yandan da tabii şehrin doğası itibariyle gelen bir faktör var. Şehrin bu doğal yapısı ise, sizin şehriniz gibi, İstanbul gibi bir şehirle yan yana düşünüldüğünde, ki tarihi binlerce yıl öncesine dayanır, Los Angeles'a gelince, tarihini anlatmaya kalksanız yirmi dakika sürer.

Celal Abdi Güzer: Siz bu hususta "küçük çocuk" benzetmesini yapıyorsunuz hatırladığım kadarıyla, İstanbul veya Pekin ile karşılaştırdığınızda.

Eric Owen Moss: Evet, genç bir şehir. Genç Türk mimarlar, LA'de çalışmak istiyorlarsa şimdi gelmeliler. Çünkü düşünüyorum da Los Angeles'in geleceği önünde, geçmişinde değil. Bu anlaşılabilir bir durum, öyle bir zaman geldiğinde ve bilirsiniz, Rafael'in Palazzo'sunun yanında bir proje yapma yüküyle karşı karşıya değilsiniz Los Angeles'ta, çünkü Rafael'in Palazzo'su diye bir şey yok orada. Bu nedenle de farklı türden projeler yapma esnekliği söz konusu. Sizden önce yapılanlara dikkat etme zorunluluğu o kadar da önemli değil. Çünkü zaten arkanızda, sizden öncesinde yapılmış birçok şey var. Bir taraftan da mimara bağlı bir durum, birtakım değişiklikler yakalarsınız ama alışılmışın dışında da işler yapabilirsiniz.